gokkusaklisemsiye

Üçüncüde seni yakalayacağım Patrick. Evet İstanbul’da.

— 4 days ago
#patrick wolf  #wind in the wires  #live in istanbul 
Uçuyorum.

Topluca iş yapalım, sözleşelim; ama grev yapmayalım olur mu?

Bak, ne de güzel olmadı.

— 5 days ago

Babamı bugün ben karşıladım. Eve girer girmez cebinden bir gazete küpürü uzattı. Uzunlamasına - dikdörtgen. Tersinden dörde katlanmış. Heyecanla açtım ve baktım. Gördüğüm pek sevdiğim bir tanıdıktı.

.

MASA DA MASAYMIŞ HA

Adam yaşama sevinci içinde
Masaya anahtarlarını koydu
Bakır kâseye çiçekleri koydu
Sütünü yumurtasını koydu
Pencereden gelen ışığı koydu
Bisiklet sesini çıkrık sesini
Ekmeğin havanın yumuşaklığını koydu
Adam masaya
Aklında olup bitenleri koydu
Ne yapmak istiyordu hayatta
İşte onu koydu
Kimi seviyordu kimi sevmiyordu
Adam masaya onları da koydu
Üç kere üç dokuz ederdi
Adam koydu masaya dokuzu
Pencere yanındaydı gökyüzü yanında
Uzandı masaya sonsuzu koydu
Bir bira içmek istiyordu kaç gündür
Masaya biranın dökülüşünü koydu
Uykusunu koydu uyanıklığını koydu
Tokluğunu açlığını koydu

Masa da masaymış ha
Bana mısın demedi bu kadar yüke
Bir iki sallandı durdu
Adam ha babam koyuyordu.


Pek sevmiş, öyle söyledi. Günün yorgunluğunu atmak için bir iki bira ve biriktirdiği kelimeleri ile çok sevdiği evine gelen iki insanız biz. Babam ve ben. Konuşmayı da çok severiz, susmayı da, dinlemeyi de. Masa başlarını da severiz. Şüphesiz ! Onun söylediği gibi, ben her şeyimle “onun” kızıyım. Babamın. 

— 1 month ago with 1 note
#Edip Cansever  #Masa da Masaymış Ha  #Aydınlık 

Pek güzel anlatıyor en sevdiklerimden birini. Canım.

— 2 months ago with 2 notes
#Oğuz Atay  #Kırık Hayatlar  #Halit Ziya Uşaklıgil  #Aşk-ı Memnu  #Tutunamayanlar 
Müptelanın kıymeti iptilasına göredir.

Ağır ve çirkin iptilalar bana pek soğuk gelir. İster istemez o soğukluk ilişkilerime tezahür eder ve ben derin bir öfke ile dolarım. Şahıslar yanıma sokulmak istediklerinde ne münasebet deyince ben soğuk bulunurum. Bu nedenle de dargın değilim. Soğuyalım isterim zaten. Hiç mühim değil canlarım. 

— 2 months ago
"

Taksinin radyosunda, Fikret Kızılok’un “Bir Harmanım Bu Akşam” şarkısının, sanırım, yeni yapılmış pop-rock tarzı bir düzenlemesine denk geldim. Kime ait olduğunu bilmiyorum, nefis şarkıyı sıradanlaştırmak dışında pek bir şeye hizmet etmeyen bir yorum… Ama daha önce de dikkatimi çeken şu dizelere takıldım tekrar:

her gecenin sabahı
her kışın bir baharı
her şeyin bir zamanı
benim dermanım yok

Ortak bir yükleme bağlanan dört ifadeden oluşan bir sıralı cümle. Ortak yüklem “yok”. Türkçe bilen ve anlayan kişiler olarak, ilk üç dizenin, dördüncü dizenin yüklemine, yani “yok”a bağlandığını kolayca anlıyor olmamız gerekir. Ama, ilk üç dize klişe ifadeler olduğu için midir, yoksa müziğin marş-melodik denilen, kolayca tahmin edilen bir seyri olmasından etkilendiğimiz için mi, bu dizelerin sonunda “var” denmediği halde, hatta hepsi “yok” yüklemine bağlandığı halde, “var” gibi algılama eğilimindeyiz. Böylece buradaki inceliği fark etmeden geçebiliyoruz. Biz hepsinin bağlanacağı bir “var” beklerken, hepsi “yok”a bağlanıyor. Siz bunların hepsini var diye bilirsiniz, ama benim dermanım olmadıktan sonra, ne her gecenin sabahı vardır, ne her kışın bir baharı, ne de her şeyin bir zamanı… Böyle güçlü ve şiirsel bir ifadenin bu kadar zor algılanıyor olması tuhaf. Ya da belki bu kadar zor algılandığı için bu kadar güzel.

"
— 3 months ago with 4 notes
#Afşin Kum  #Afili Filintalar  #Bir Harmanım Bu Akşam  #Fikret Kızılok